Close

Alexandreia Troas

Alexandreia-Troas

Bu ilkçağ kentinin çok geniş olan kalıntılar alanı, Ezine ilçesinde Odun iskelesinin 3 Km. güneyinde bu bulunan , geyikli Bucağına bağlı Dalyan Köyü yakınındadır.. Adı Truva’daki İskender Yurdu anlamına gelmektedir.M.Ö. 4. Yüzyılda Mekedonya Kralı Büyük İskender’in komutanlarından Antigonos tarafından kurulmuştur. Komutanın amacı, Makedonya ile bu yörenin haberleşmesinde ve ulaşımında Trakya kara yolunun kullanmaya gerek bırakmayacak ve çabukluk sağlayacak bir liman kenti yaratmaktı.

Alaksendria_truva_gif

 Bu nedenle Antigonos kenti kurulduktan sonra, yakın yerlerin halkını buraya göçmeye zorlamış ve o kentler, örneğin Neandreia bu yüzden boşalıp sönmüştür. Romalılar zamanında kent çok büyümüş ve gelişmiş, hatta bir ara Roma yerine burasının başkent yapılması düşünülmüş, ancak İstanbul başkant olunca , burası gözden düşmüştür. Böylce Aleksandreia Truva , yavaş yavaş sönüp boşalmış, kent yapılarının taşları başka kentlerde yapılan yeni yapılarda kullanılmak üzere yüzyıllar boyunca sökülüp gemilerle taşınmıştır. Özellikle İstanbul’da Bizans çağı kiliselerinin, Osmanlı çağı camilerinin yapımında , ayrıca Çanakkale boğazındaki kalenin yapımında hep o taşlar kullanılmıştır. Osmanlılar bu kente Eski İstanbul adını vermiştir.

Bu antik kentte bulunan büyük yapı kalıntılarından tiyatro, saray, mabed, agora, hamam ve nekropol alanları ile şehrin batısındaki liman ve şehri çevreleyen surlar bugün dahi gezilebilmektedir

Alexandreia Troas kenti, Büyük İskenderin adına M.Ö. 310 yılında kurulmuştur. Bunun için bir plato 8 km. uzunluğundaki bir sur duvarıyla çevrilmiştir. Kısa bir süre sonra ekonomik açıdan kalkınan kentin önemli bir merkez haline gelmiştir. Roma imparatoru Sezar’ın yaşam öyküsünün yazarı Sueton’un yazdığına göre kentin Avrupa ve Asya arasında bağlantı noktası durumundaki konumu nedeniyle, Roma imparatorluğu’nun başkenti olması dahi düşünülmüştür. Daha sonra İmparator Konstantin tarafından da benzer düşünceler öngörülmüş, ancak sonunda Bizans imaparatorluğu’nun başkentinin Konstantinopolis / İstanbul olmasına karar verilmiştir.

Kentin ikinci kez canlanışı Roma imparatoru Augustus ile gerçekleşir. Augustus M.Ö.1.yy’ın ortalarında emekli Roma askerleri için burada bir koloni kurdurtmuş ve kentin bir Roma metropolisi haline getirilmesini desteklemiştir. Aziz Paulos, kentin bu halini M.S.52 yılında kenti ziyaret ederken görmüş ve Avrupa kıtasına buradan geçmeyi kararlaştırmıştır. Kentin bir başka altın çağı M.S. 2. yy’dadır. Antik dünyanın en zengin kişilerinden bir tanesi olan Atinalı Herodes Atticus, Kaz Dağı’ndan Alexandreia Troas’a ulaşan muazzam bir su yolu (Aquaduckt) inşa ettirmiştir.

Alexandrıa troas harita

Görülecek Önemli Yapılar:

Doğu Kapısı (Neandria Kapısı): Kentin doğusunda yuvarlak bir iç avlusu ve iki yanında birer kulesi olan, muazzam bir su kapısı yer almaktadır. M.Ö.3. yüzyılın başında inşa edilmiş ve kentin terk edilişine kadar kullanılmıştır. Kapının iç avlusunun çapı 20 m. ‘dir. Duvarların alt kısmı anakayadan oyulmuş ve iç avludaki anakaya yükseltileri düzlenmiş olması çok ilginç ve özeldir.

Hamam : Kentin büyük hamamı su yolu ile birlikte M.S. 135 yılında inşa edilmiştir. 1809 yılında kadar büyük bir kısmı ayakta olan yapı bir deprem sonucunda yıkılmıştır. 123×84 m.’lik boyutlarıyla Anadolu’da ki Roma imparatorluk Dönemi hamam yapılarının en büyüklerinden biridir.

Tiyatro: Kentin en yüksek noktasında, daha Hellenistik Dönem’de muazzam bir tiyatro inşa edilmiştir. Tiyatro’nun konumu ziyaretçilere etkileyici bir kent manzarasının yanı sıra, doğuda Çığrı Dağı’nın üzerinde yer alan erken yerleşim Neandria’nın güneyde Lesbos (Midilli) adasının, batıda Tenedos (Bozcaada)’un ve kuzeyde Çanakkale Boğazı’nın (Dardanelles) manzarasını sunmaktadır.

Saray ( Maldelik): Tiyatro’nun kuzeybatısında yer alan dörtgen planlı yapı hakkında efsaneler çok çeşitli olmakla birlikte fonksiyonu bugüne kadar kesin bir anlam kazanmamıştır. Antik dönemde yapının güney köşesi Tiyatro caddesine bir koridor ile bağlıdır. Ortaçağ ve Yeniçağ gezginleri yapıyı “Gençkızlar Sarayı”, korsanlar için bir sığınak veya bir saray olarak tanımlamışlardır. Günümüzde ise kış mevsiminde yalnızca koyunların barınması için kullanılmaktadır.

Tapınak:Antik kent merkezinin batısında yer alan idari kamu yapılarının yanında, bugün kazı çalışmalarının devam ettiği tapınak yer almaktadır. Temelinde hellenistik döneme aşt kesme taşların tekrar kullanıldığı görülmüştür. Bu tapınağın yeni inşaatı Roma imparatoru Augustus tarafından yaptırıldığı düşünülmektedir. Tapınak alanında gün ışığına çok sayıda kabartmalı ve renkli mermer mimari yapı parçaları çıkarılmıştır. Bu görkemli parçalar kentin zenginliğini ve geniş ticari bağlantılarını da kanıtlamaktadır. Yürütülmekte olan kazılar sırasında gün ışığına çıkarılan Dionysos heykel başı ve yapı ornamentik bulguların üzerinde bilimsel çalışmalar devam etmektedir.

Liman: Günümüzde denize kapalı olan Antik liman, gün batımında ziyaretçilerine muhteşem bir manzara sunmaktadır. Bir zamanlar Ilion’un kumla kaplanmış limanının yerine geçtiği varsayılmaktadır. Doğu savaşları sırasında Roma askerlerinin bu limandan geçtikleri bilinmektedir. Romalı tüccarların ise bu limana gelip şehre yerleştikleri söylenmektedir. Bu limandan Aziz Paulos’un Hıristiyanlığı Avrupa’ya yaymak için yola çıktığı kaynaklardan bilinmektedir. Alexandreia Troas ve limanının Avrupa’ya açılan kapılarının en önemlilerinden biri olduğu bilinmektedir.